Yürütücü Biliş Nedir? Günlük Hayatta Nasıl Karşımıza Çıkar?
Ankara’da, 25 yaşında, ekonomi okumuş ve veriyle uğraşmayı seven biri olarak, sürekli etrafımda gördüğüm ilginç insan davranışları ve karar süreçleriyle ilgili düşüncelerimi yazıya dökmeyi seviyorum. İşin içine biraz çocukluk hatıraları ve iş hayatımda yaşadığım tecrübeler de girince, konu ister istemez “yürütücü biliş”e geliyor. Hadi gelin, bir bakalım, bu soyut kavramın günlük hayatımıza ne kadar dokunduğuna ve aslında tam olarak ne anlama geldiğine.
Yürütücü Biliş Nedir? Basitçe Anlatmak Gerekirse
Yürütücü biliş, aslında beynimizin bir tür yöneticisi gibi düşünülebilir. Kafamıza gelen her türlü bilgi, uyarı, ya da görevle nasıl başa çıkacağımızı yönlendiren zihinsel süreçlerdir. Yani, bir nevi hayatımızın “karar verici” merkezi. Bu kavramı anlamak için önce aklımıza gelen birkaç örneğe göz atalım. Mesela, sabah işe gitmeden önce “Bugün ne giyeceğim?” sorusunu sorarız. Çoğu zaman, basit bir kıyafet seçimi gibi görünen bu eylem aslında bir yürütücü biliş becerisidir. Beynimiz, zaman, yer, ortam gibi faktörleri göz önünde bulundurarak karar verir.
Bunun yanında, en basit işlerden birini yaparken bile — örneğin, yemek yaparken — bile yürütücü biliş devreye girer. Hangi malzemeleri kullanacağımızı, nasıl bir sıralama ile adımları gerçekleştireceğimizi, hangi hataları yapabileceğimizi ve o hatalardan nasıl döneceğimizi düşünmemiz gerekiyor. Yürütücü biliş işte tam bu noktada devreye girer. Beynimiz, tüm bu seçenekleri bir arada tutarak doğru adımı atmamızı sağlar.
Çocukluktan İş Hayatına: Yürütücü Bilişin Evrimi
Çocuklukta yürütücü biliş pek fark edilmez. Ama hatırlıyorum da, çocukken bir oyuncağımın batarya bittiğinde, bir türlü ne yapmam gerektiğini bulamamıştım. Herkesin bana söylese de “şunu yap, bunu yap” dediği şeylerin hepsi, aslında yürütücü bilişin birer küçük örneğiydi. Ama o zamanlar bunun farkında değildim tabii. Bugün bu yazıyı yazarken, hayatın her anında, zihnimde yürütücü bilişin ne kadar etkili olduğunu daha iyi görebiliyorum.
İş hayatımda da yürütücü biliş oldukça önemli bir yer tutuyor. Ekonomi okumuş biri olarak, veri analizleri yaparken, verileri toplamak, işlemek ve sonuçları raporlamak gibi çok adımlı süreçlerde yürütücü biliş devreye giriyor. Mesela, bir araştırma raporu yazarken önce hangi kaynaklara göz atacağım, hangi verileri toplayacağım ve hangi metodu kullanacağım gibi soruları belirlemek, aslında bir tür yürütücü biliş sürecidir.
Beni tanıyanlar, veriyle uğraşan biri olarak oldukça titiz olduğumu söyler. Bazen saatlerce, ya da günlerce süren analizler yapabiliyorum. Ama bir noktada, zihnim yavaşlamaya başlar, tıpkı bilgisayarın işlemcisi gibi, yürütücü bilişim de bir noktada “yavaşlar”. O an fark ederim ki, kafamdaki her şeyi organize etme, birleştirme ve doğru kararları verme becerim zorlanıyor. Yürütücü bilişin sınırları, işte o zaman ortaya çıkar.
Günlük Hayatta Yürütücü Biliş: Her An Yanımızda
Bir sabah kalktığınızda, iş yerinize nasıl gideceğiniz, hangi yolu tercih edeceğiniz, ne yiyeceğiniz… Bütün bunlar aslında yürütücü bilişin devrede olduğu anlar. Hatta birçoğumuz bu kararları o kadar otomatik yaparız ki, ne kadar önemli olduklarını fark etmeyiz. Ama aslında her an, yürütücü biliş becerilerimizi test ediyoruz.
Düşünsenize, hafta içi bir gün, pazara gitmeniz gerekiyor. Evinizde birkaç şey eksik, fakat o kadar çok şey yapmak varken, aklınızda “pazara ne alacağım, neyi unuttum, hangi sırayla almalı?” gibi sorular beliriyor. O günün trafiğini, diğer işlerinizi ve akşamki planlarınızı göz önünde bulundurarak, pazara gitmeye karar veriyorsunuz. Bunu yaparken, beyniniz her küçük detayı gözden geçiriyor ve kararlarınızı o şekilde alıyorsunuz.
Tabii, bazen bu tür şeylerde zorlandığımız da oluyor. Mesela, pazara gitmek yerine bir arkadaşımızın önerdiği kafeye gitmeyi düşünüyoruz. İşte burada yürütücü bilişin gerçekten ne kadar karmaşık bir yapıya sahip olduğunu görüyoruz. Zihnimiz, birçok farklı alternatifi dikkate alarak, en mantıklı ve doğru seçeneği bulmaya çalışıyor.
Ama insanın, bazen yürütücü bilişinin zayıflaması da olası. Hepimizin yaşadığı “bugün hiçbir şey yapasım yok” anları vardır. O zaman, karar verme becerimiz bir süreliğine zorlanır ve işler aksar. Bu da aslında yürütücü bilişin sınırlarını anlamamıza yardımcı olur. Beynimiz, aşırı yorgunluk, stres ya da fazla yük altındaysa, normalde hızlıca karar verebileceğimiz şeylerde bile zorlanabiliriz.
Yürütücü Bilişi Geliştirmek Mümkün Mü?
Tabii, yorgunluk gibi durumların dışında, yürütücü bilişi geliştirmenin de yolları var. Farkındalık ve zihinsel egzersizler yapmak, bu beceriyi güçlendirebilir. Mesela, basit günlük planlar yapmak, işleri önceliklendirmek ve küçük hedefler belirlemek, yürütücü bilişi iyileştirebilir. Tıpkı spor yaparken kasları çalıştırmamız gibi, yürütücü bilişi de düzenli olarak geliştirmek mümkün.
Zihinsel egzersizler de önemli. Her gün yeni bir şey öğrenmek, yeni beceriler kazanmak, düşünce süreçlerimizi daha sağlam temellere oturtmamıza yardımcı olabilir. Zihinsel yorgunluğu azaltmak ve mental odaklanmayı artırmak için küçük meditasyonlar yapmak da faydalıdır.
Sonuç Olarak
Yürütücü biliş, hayatımızın her anında devrede olan bir kavram. Çoğu zaman fark etmesek de, bu beceri bizim kararlarımızı şekillendiriyor, işleri önceliklendiriyor ve hayatı organize etmemize yardımcı oluyor. Çocukluktan iş hayatına kadar pek çok alanda yürütücü bilişin etkilerini gözlemleyebiliyoruz. Kimimiz bu beceriyi çok iyi kullanırken, kimimiz ise zaman zaman zorlanabiliyor. Ama unutmayın, yürütücü biliş, sadece kararları verirken değil, hayatı nasıl şekillendirdiğimizi anlamamıza da yardımcı oluyor.