Üveyik Tedavisi Nasıl Yapılır? Bir Umut Hikayesi Her şey o sabah başladı. Kayseri’nin o sakin, soğuk sabahlarından biriydi, bu kez içimde bir burukluk vardı. Yatak odama bir göz attım; odamda eski defterler, yazılarım, ve bir şekilde kaybolmuş hislerim vardı. İçimde bir şeyler eksikti, bir huzursuzluk. Belki de her şeyin yolunda gitmediğini anlamam an meselesiydi. Ama o sabah, telefonumda gelen bir mesaj her şeyi değiştirdi: “Üveyiğinizin tedavi edilmesi gerek.” O mesajı okuduğumda, tüylerim diken diken oldu. Üveyik mi? Yıllardır çok sevdiğim o kuşu nasıl tedavi edeceğim? Kafam karıştı, belki de ilk defa bu kadar çaresiz hissettim. Bütün bunların içindeki çaresizliğimi ve…
Yorum BırakEvrenin Hikaye Günlüğü Yazılar
Bir Kuşun Coğrafyasından Öğrenmenin Haritasına: Gökkuşağı İspinozu Nerede Yaşar? Bir şeyi gerçekten öğrenmek, yalnızca bir sorunun cevabını bilmek midir, yoksa o sorunun bizi götürdüğü yolları fark etmek mi? “Gökkuşağı ispinozu nerede yaşar?” sorusu ilk bakışta basit bir coğrafya bilgisini çağrıştırır. Ama biraz durup düşününce, bu soru bizi öğrenmenin doğasına, bilgiyi nasıl edindiğimize ve onu nasıl anlamlandırdığımıza götürür. Gökkuşağı ispinozu, özellikle Avustralya’nın kuzey bölgelerinde ve çevresindeki tropikal alanlarda yaşar. Sıcak iklimleri, açık ormanları ve savanları tercih eder. Ancak bu bilgi tek başına yeterli midir? Bir canlının yaşadığı yeri bilmek, onun dünyasını anlamak anlamına gelir mi? Belki de asıl mesele, bu soruyu…
Yorum BırakUçuktan Sonra Kalan İz Nasıl Geçer? Bunu Sadece Birisi Anlayabilir Hepimizin zaman zaman başına gelir: Uçuk çıkar. Kimileri için bu sadece bir estetik problemken, kimileri içinse büyük bir özgüven kaybı yaratabilir. Uçuğun geçmesini beklerken bir yandan da geride bıraktığı iz, bazen daha can sıkıcı olabilir. “Uçuktan sonra kalan iz nasıl geçer?” sorusu, bu süreci yaşayan herkesin aklında bir şekilde yer eder. Ben de bunu bizzat yaşadım, hatta tam olarak ne yapmak gerektiğini çözüme kavuşturana kadar biraz zaman geçti. Şimdi, hem kendi deneyimimi hem de bu sorunun cevabını farklı açılardan ele alarak, uçuk sonrası izlerin nasıl geçebileceği üzerine biraz kafa yoracağım.…
Yorum BırakIstibah Ne Demek Osmanlıca? Felsefi Bir Yolculuk Geçen gün bir arkadaşım Osmanlıca metinler üzerine çalışırken bana “Istibah ne demek?” diye sordu. Cevap vermeden önce durup düşündüm: Dil yalnızca kelimelerden ibaret değil, aynı zamanda düşünce ve değer sistemlerinin bir yansımasıdır. Biz istibah kelimesini çözmeye çalışırken aslında insanın dünyayı anlama biçimini, etik seçimlerini ve bilgiye yaklaşımını sorguluyoruz. Peki, istibah ne demek ve felsefi perspektiflerle nasıl okunabilir? Istibah: Osmanlıca Tanımı ve Kökeni Istibah, Osmanlıca metinlerde genellikle “temizlik, arınma, tertemizlik” anlamında kullanılır. Arapça kökenli bir kelime olan “istibah” temizlik ve düzeni ifade ederken, aynı zamanda insanın hem fiziksel hem de zihinsel arınma sürecini çağrıştırır.…
Yorum BırakKüçük Bir Yanlış Anlama mı, Yoksa Dilin Gizli Kuralları mı? “Ister İstemez” Nasıl Yazılır? Geçen gün eski bir arkadaşımın mesajına bakarken bir cümlede takıldım: “Olayı ister istemez kabullenmek zorunda kaldım.” İçimden hemen geçti: acaba doğru mu yazmış, yoksa bir yanlış anlaşılma mı var? Dil, öyle bir labirent ki, bazen en basit görünen ifadeler bile kafa karıştırıcı olabilir. Peki, Ister istemez nasıl yazılır? sorusunun cevabı neden bu kadar tartışmalı ve önemlidir? Bu yazıda hem tarihçesine bakacağız hem de modern Türkçedeki kullanımlarını detaylı şekilde inceleyeceğiz. Tarihçesi: “İster İstemez”in Kökeni Türkçede birleşik veya ayrı yazılan ifadeler yüzyıllardır dilbilimcilerin ilgisini çekmiştir. “İster istemez” de…
Yorum BırakTarihte İlk Kurşunu Kim Sıktı? Bazen tarih, sadece kitaplardan okunan bir dizi olay gibi gelir insana. Ama bazı anlar vardır, bir anlık bir karar, bir kurşun sesi, hayatları sonsuza kadar değiştirebilir. 1914 yılının o sıcak yaz günlerinden birini hayal ediyorum. Birçok insan için sıradan bir gündü ama birçoğu için ise kaderin yazıldığı bir anıydı. O kurşun… O ilk kurşun. Kim sıktı, ne hissetti, ne amaçla sıktı? Bu sorular, yıllardır beni meşgul eden, her defasında kalbimde derin izler bırakan bir hikâye. Bir Gündüz, Bir Gece: 28 Haziran 1914 Yaz tatili başlamıştı. Okuldan çıkıp evin hemen arkasındaki parka gitmek, oyun oynamak, dostlarımla…
Yorum BırakKaynamış Su İçmek Faydalı Mı? – Bir Hikâyenin İçinde Kayseri’nin o soğuk kış akşamlarından biriydi. Evde, annemin mutfaktan yükselen o klasik yemek kokusunun arasında bir şey vardı, ama tam olarak neydi? Bunu anlamaya çalışıyordum, bir yandan da günlük defterimi karıştırıyordum. Sonra, gözlerim bir anda içtiğim su bardağına takıldı. Sıcak, ama kaynamıştı. “Kaynamış su içmek faydalı mı?” diye düşünürken, birkaç gün önce yaşadığım bir olayı hatırladım. O an, sıcak suyun bana verdiği huzuru fark ettiğim anı. Hem de tam o anda, içimden yükselen bir dalga gibi bir düşünce dalgası yayıldı: “Acaba gerçekten faydalı mıydı?” — O Akşam: Bir Yudumda Kaybolan Zihinsel…
Yorum BırakGenel İngilizce ve Siyasetin Evrensel Dili Siyaseti incelerken aklımıza ilk gelen kavramlar genellikle güç, iktidar ve düzen üzerine odaklanır. Kim hangi araçları kullanarak toplumsal davranışları şekillendiriyor? Kurumlar hangi mekanizmalarla bireylerin davranışlarını yönlendiriyor? Bu soruların ışığında “Genel İngilizce” kavramını düşünmek, sadece bir dil meselesi değil, aynı zamanda ideolojilerin, kurumların ve küresel katılımın bir yansıması olarak okunabilir. Dil, iktidar ilişkilerinin hem aracı hem de göstergesi olabilir; meşruiyet kazanan söylemler, toplumları bir arada tutarken, sınırları belirler ve farklılıkları görünür kılar. Güç, İktidar ve Dilin Siyaseti İngilizce, uluslararası ilişkilerde ve küresel iletişimde dominant bir rol oynuyor. Ancak bu hegemonya, sadece ekonomik ve kültürel güç…
Yorum BırakEylül Ayında Ceviz Sulanır Mı? Toplumsal Cinsiyet ve Sosyal Adalet Perspektifinden Bir Değerlendirme İstanbul’da yaşayan biri olarak, sokakta, toplu taşımada, günlük hayatın her alanında gözlemlediğim şeyler, bazen bana her şeyin birbiriyle ne kadar ilişkili olduğunu hatırlatıyor. Bu yazımda, mevsimsel bir konudan, “Eylül ayında ceviz sulanır mı?” sorusundan yola çıkarak, bu soruyu toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet gibi kavramlarla inceleyeceğim. Evet, başlık biraz sıradan, hatta ilk bakışta belki komik gelebilir, ancak bu kadar derin ve kişisel olan İstanbul’da, her soru aslında toplumsal bir yansıma içeriyor. Ceviz Sulamak: Basit Bir Tarım İşi mi? Eylül ayında ceviz sulanır mı sorusu, genellikle tarım…
Yorum BırakGiriş: Sözcüklerin Gücü ve Mekânın Anlamı Edebiyat, insan deneyimini anlamlandırmanın en incelikli yollarından biridir; kelimeler, tıpkı bir duvarın tuğlaları gibi, bir mekânın kimliğini inşa eder. Bir daire düşünün: iskan belgesi olmayan bir daire. Resmî olarak yaşanabilirliği onaylanmamış, ama kendi sınırlarında bir dünya barındıran. Edebiyat perspektifinden baktığımızda bu mekân, bir karakterin psikolojik sınırları, bir anlatının gizli temaları, hatta bir metinlerarası ilişki ağı için bir metafor olabilir. Anlatı teknikleri ve semboller, dairenin kapısından içeri adım attığınız anda devreye girer: her köşe, her gölge, her boşluk bir hikâye taşır. İskân Olmayan Mekânın Edebi Temsilleri Modernizm ve Mekânın Belirsizliği Modernist yazarlar, mekânı çoğu zaman…
Yorum Bırak